Selam millet! Ben, sizin o dedikoducu komşunuz. Biliyorsunuz ya, ben de her şeyin en iyisini ararım. Hele söz konusu para olunca, gözüm açık olur! Şimdi size öyle bir haberim var ki, duyanın ağzı kulaklarına varacak!
Eskişehir Tepebaşı Güllük Mahallesi'nde oturanlar, hele bir de elinde bakır hurdası olanlar, kulaklarınızı dört açın! Çünkü size öyle bir fırsat sunuyorum ki, "vay be!" diyeceksiniz. Kim mi bu fırsatı sunan? Ben değil, ama ben size bu işin püf noktalarını anlatacağım.
Bakırın kıymeti paha biçilmez, değil mi? Hele ki o eski kablolar, su boruları, ne bileyim işte, eskiden kalma bakır parçaları... Onları bir kenara atıp çürümeye terk etmek yerine, para kazanmak varken neden durasınız? İşte tam da bu noktada devreye "Özel Bakır Alım Merkezi" giriyor. Kendileri, "Bizim işimiz bakır, bizim işimiz para!" diyorlar.
Şimdi, bu işi bilmeyenler için anlatayım: Bunlar, sizin o hurda bakırlarınızı alıyorlar. Hem de nasıl alıyorlar? Öyle böyle değil! Anında nakit ödeme yapıyorlar. Yani, "getir bakırı, al parayı!" O kadar kolay. Üstelik, LME (Londra Metal Borsası) fiyatlarına göre güncel fiyat belirliyorlar. Yani, piyasanın en iyi fiyatını alıyorsunuz. Kimse de demiyor ki, "Senin malın ederini bilmem, benim bildiğim fiyat bu!" Yok öyle bir dünya!
Ha bir de, en güzeli ne biliyor musunuz? Adresten alım yapıyorlar! Yani, siz zahmet etmiyorsunuz. Onlar geliyor, kapınızdan alıyorlar. "Benim vaktim yok, ben uğraşamam!" diyenler için biçilmiş kaftan. Soyulmuş bakır mı var, lama bakır mı, kırkambar mı, yanmış mı... Ne varsa alıyorlar. Hepsine de değer biçiyorlar.
Bana sorarsanız, bu fırsatı kaçırmayın. Hem cebiniz para görsün, hem de eski eşyalarınızdan kurtulun. Ne diyelim, bol kazançlar!